Yalçın Çakır: Yuh denecek yerde yuh, ayıp denecek yerde ayıp aynı insani tepkiler!
Hadi onu takdim et deseler söze söyle başlardım…
O bir fenomen, o bir gizli reyting canavarı ve dahası o bir kadın savunucusu işte huzurlarınızda ‘YALÇIN ÇAKIR’
Baibalinin yokuşunu tırmanan, her zorluk karşısında bu soluk bu yokuşu da aşar felsefesini benimsemiş İçimizden biri, kimi zaman asabi bıçkın delikanlı, kimi zaman sevecen baba şefkatli koca bir yürek, yaptığı her program ses getirip bazen güldüren bazen hüzünlendiren türkü aşığı, gariban babası, halk adamı herkesin sevgili ‘YALÇIN’ abisi o…
Funda ERKOÇ
Benim sorularımla karşısınız da işte Yalçın Çakır…
Sevgili Yalçın iyisi kötüsüyle uzun bir hayat, hadi bakalım bu hayatı beş kelime ile özetle desem.
Kızım, ailem, işim, spor, kitap al sana 5 sihirli kelime
Televizyon dünyasında gizli bir efsanesin bu efsanenin doğuşu nasıl oldu?
Rahmetli Aykut Orayla program yapıyorduk. Adı Umut’du. Aykut ağabey ayrılınca ben reality sunmaya başladım ve böylece bu kulvarda yerimizi aldık.
Yaptığın programlar çok para isteyen büyük prodüksiyonlar değil ama bu kadar az masrafla bu kadar Başarılı programları nasıl yaratıyorsun? Bu formatların sırrı nedir?
İlk başta en önemlisi sadelik sonra çok ama çok çalışmak lazım, halkın içinde onlarla aynı havayı teneffüs edebilmek onlar gibi düşünüp, onlar gibi hissetmek gerek, karşısında kendisi gibi birini görünce insanlar ister istemez sana bağlanıyorlar benimsiyorlar.
Bu popülerlikle yurtdışında TV’ci olsan sektörün kesin zenginlerinden olursun, peki Türkiye sana ne kazandırdı?
Benim için para ve mal geçici şeyler, ben mutlu muyum, sağlıklı mıyım, huzurlu muyum? En önemlisi bu bunlar bir insan için en büyük servet.
Hep ezilenlerin yanındasın özellikle de kadınların belki de kadın meslektaşlarından daha çok sahip çıkıyorsun kadına senin gözünden Türk kadını günahları ve sevapları ile nasıl görünüyor?
Türk kadını demeyelim de emekçi Anadolu kadını diyelim. Cefakâr analarımız, yârimiz, yavuklumuz, çocuğumuz… Hepimiz aynıyız. Günahımızla sevabımızla.
Özel yaşamında kadına yaklaşımın nasıl?
En büyük Aşkım; kızım. Varlık nedenim; anam. Sevdam; ulaşılamayan… Hepsine de saygı, sevgi ve güvenle yaklaşmayı tercih ederim.
Yaptığın programlar da bazen tehlikeli konular da oluyor bu yüzünden hiç tehdit aldın mı?
- ( muzip bir gülücükle beraber gelen cevap ) Çooookkk… J
Programlarında bazen çok sinirleniyorsun o an içinden neler geçiyor onu merak ediyorum?
Sonuçta bende insanım öyle zamanlar geliyor ki; Yuh denecek yerde yuh, ayıp denecek yerde ayıp, tebrikler denecek yerde tebrikler diyerek sokaktaki insanın tepkisi neyse ben de o tepkiyi veriyorum. J
Halkın sana yaklaşımı nasıl? Hani bazısı diyor ya otobüse minibüse binemiyorum! Sende durum nasıl?
İnsanımız karşısındakini benimsemişse bir kez göğsüne basar, Sağ olsunlar yüreklerinde taşıyor, yolda da yürütmüyorlar.
Televizyon dünyası hakkında en sert eleştiriyi yap desem nelere dokunurdun?
O kadar çok ki. Nerden başlasam, en iyisi ‘’önce kendimden başlamalıyım ‘’derdim
Diyelim ki; 10 yıl geçti Yalçın Çakır’ı nerede görürüz?
10 yıl sonra eğer hala hoş bir seda olmadı isem Anadolu’mun herhangi bir köyünde ve de yaylasında olacağım o kesin…
Bir erkek olarak kadınlara söyleyeceğin son söz nedir?
Kendilerine güvensinler. Mutlaka okusunlar. Ekonomik özgürlükleri olsun ve hayatı yaşasınlar… Zamanı geri almak mümkün değil.
Funda ERKOÇ/ Hürriyetport.com
Yorum Yaz